✿ Kitap Eleştirisi: Kağnı Ses Esirler / Sabahattin Ali ✿

12.12.17

Herkese merhabalar!

Yeni yazıdan selamlar! Umarım iyisinizdir, bugün sizlerle okuduğum son kitabı ve eleştirilerini paylaşmak istiyorum ve hemen de yeni kitabıma başlamak istiyorum. O zaman hemen vakit kaybetmeden başlayalım mı?
*
Hisarcık'da kütüphaneden aldığım kitaplardan son kalanları da yavaş yavaş okuyup onları da iade etme niyetindeyim, bu bakımdan ikisini de ön sıralara aldım ve halihazırda okuyorum. Bunlardan ilki Sabahattin Ali'nin Kağnı Ses Esirler eseri idi, nihayet onu okuyup önden bitirdim. Şimdi de elimdeki son kitap olan ve bir İskandinav polisiyesi olan Şeytanın Gözyaşları kitabını okuyorum o da en kısa sürede bitip bloga yazılacak ve ondan sonra son aldığım kitapları okumaya geçip bazı merak ettiğim kitapları önden okuyacağım.
*
Kitabımız, 222 sayfa ve Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkma...


Kitabın ve daha doğrusu Yapı Kredi Yayınları'nın (YKY'nin) çıkardığı bu serideki tüm eserlerin kapak tasarımlarını çok ama çok seviyorum ve sanırım çok başarılı buluyorum. Üstelik arka kapak yazıları da çok yeterli ve başarılı. Gerçekten tebrikler :)
*
Kitabın biçimsel özelliklerine geçelim hemen: İlk sayfada yazar hakkında bir sayfalık bir bilgilendirme yazısı var. İkinci sayfada yazarın yayınevinden çıkan diğer kitapları, üçüncü sayfada kitap, yazar, yayınevi ismi, dördüncü sayfada detay bilgiler, beşinci sayfada ise İçindekiler kısmı yer alıyor. Daha sonra kitaba giriş yapılıyor. Kitap, büyük bölümler halinde üç büyük bölümden Kağnı - Ses - Esirler oluşuyor. Her bölümde farklı farklı birkaç küçük hikaye yer alıyor.


Kitabın belli başlı bir konusu yok aslında, dediğim gibi yazarın küçük hikayelerinin ve bir tane oyununun bulunduğu karışık bir kitap olarak derlenmiş. Çok da güzel olmuş, Sabahattin Ali okumayı gerçekten özlemişim en son Kuyucaklı Yusuf okumuştum, yazarın derlenen diğer tüm eserlerini de aslında okumak istiyorum. Bu kitabı okumam da hayli güzel oldu denebilir.
*
Kitabın sayfa sayısı gerçekten ama gerçekten çok az, bu da okumada bir başka kolaylık sağlıyor. Ayrıca kitapta çok aşina olduğumuz Anadoludan ve kültüründen bahis edilen hikayelere zaten asla yabancılık çekmiyor, bilakis okurken kendinizden pek çok örnek bularak hikayelere kendi içinizden bir hikayeymiş gibi yakınlık duyuyorsunuz. Kitapta her bir öğenin her bir unsurun inanılmaz güzel tasvirleri mevcut, yazar bizlere havayı, o atmosferi, o dönemi harikulade bir şekilde yansıtmış, gerçekten edebiyat denince Sabahattin Ali de fena döktürüyor benden söylemesi, okumazsam ne olur demeyin okuyun ve sonra da aradaki farkı görün :)


Kitabın puntosu ortadan büyüğe dönük, böylece her yaş grubunun okuması kolaylaşıyor. Ayrıca kitabın içerisinde hiçbir şekilde cinsellik vs. de içermediğinden Sabahattin Ali öykülerini her yaştan okur okuyabilir ^^ Ayrıca kısacık sayfa sayısıyla da çok kısa bir sürede okunabilir ve asla okuru yormaz ve de kısacık hikayelerini gün gün bölerek masa başı bir kitap da yapabilirsiniz bu kitabı.
*
Kitaptaki hikayeler şöyle: Kağnı bölümünde; Kağnı, Kamyon, Kafakağıdı, Gramafon Avrat, Arap Hayri, Bir Şaka, Duvar, Pazarcı, Apartman, Arabalar Beş Kuruşa, Fikir Arkadaşı, Düşman, Bir Skandal, Ses bölümünde; Ses, Köpek, Sıcak Su, Mehtaplı Bir Gece, Köstence Güzellik Kraliçesi, son olarak Esirler bölümünde de yazarın birkaç perdelik bir oyun olan Esirler isimli oyunu yer alıyor. Benim en sevdiğim hikayeler (aslında hepsini çok sevdim); Kağnı, Kamyon, Bir Şaka, Duvar, Bir Skandal, Ses ve Köpekti.


Hikayelerin bir kısmının özellikle öndekilerin yarım bırakılmış olmasını sevdiğimi söyleyemeyeceğim, hikaye tam ortasında - genellikle de en merak edilen yerde- bitince biraz sıkıcı oluyor ve devamında da ne olacağını bilmemek kötü oluyor. Neyse ki bu durum sonra düzeldi ve ben bitmiş hikayeleri okumaya başladım. Her bir hikayede toplumun özellikle de köylünün ya da az gelişmiş bazı yerlerin problemleri anlatılıyordu. Hikayelerin kendilerine has öyle güzel bir tatları var ki sanırım bin sayfa olsa okurdum yani... Üstelik bazı hikayeleri dönüp dönüp yeniden okumak isteği halen daha vardır bende :)
*
Kitapta eski dilden birkaç kelime dipnotla tercüme edilmişti, eski dile çok hakim olmayanlar için çok ama çok güzel bir uygulama olmuş. Ayrıca kitabın en başında yer alan İçindekiler kısmını da çok sevdim, çok başarılı olmuş, bence bölümlü olan her kitaba bir İçindekiler lazım,öyle değil mi?


Kitaptaki oyunu da çok beğendiğimi söylemem lazım ama bu da bence çok kısa kalmıştı, hikayeler için de aynı şeyi düşünüyorum. Keşke daha uzun olsaydı, okumalara doyulmuyor çünkü :) Yine her hikayenin sonunda da hikayenin yer aldığı, dergi isimleri yıllarıyla birlikte eklenmiş, bu da güzel ve tamamlayıcı olmuş.
*
Sabahattin Ali öykülerine de bir göz atmak isteyenler bu kitaba mutlaka bakmalılar, çünkü romanları ve öyküleri birbirinden çok farklı tatlara sahipler. Ben yazarın her kitabını çok severek okuyacağımı düşünüyorum, diğer kitapları da okuma listemdeler. Özellikle kısa öykü severlere, genç nesillere, Sabahattin Ali'yle tanışma kitabı arayanlara ve okumayı seven herkese tavsiye ediyorum, umarım keyifle okur ve de çok seversiniz.


Bol okumalı günler dilerken, umarım yazımı sevmişsinizdir diyorum. Yeni yazılarda da görüşelim lütfen :) Yazımı beğendiyseniz sosyal medyada paylaşmayı ve blogumu sağ üst köşeden takibe almayı unutmayın :) Eğer beni sosyal medyadan da takip ederseniz yeni yazılarımdan ilk haberdar olanlardan olabilirsiniz...


Takipte Kalın





hasibecengizkarakuzu@gmail.com
Herkese sevgiler, 

H. ♥️ 

You Might Also Like

2 yorum oku / yaz

  1. Yazarın beş kitabını okudum ve çok sevdiğim yazarlardan biri. Bu okuduklarım arasında değil ama öykü kitaplarını da okumayı seviyorum. Aklımda bulunsun :))

    YanıtlaSil
  2. Sırça Köşk de çok güzeldi. Okumadıysanız, listenize ekleyin derim :)

    YanıtlaSil

Fikrini paylaşırsan çok sevinirim:)))